Asya Yiğit’in Bant Mag’de yayımlanan yazısı, Hanane Hajj Ali’nin Jogging performansını İO Uluslararası Tiyatro Festivali ve DasDas bağlamında ele alıyor. 23 Mart’ta İstanbul seyircisiyle yeniden buluşan performans, Medea mitini Beyrut’un yıkım, göç, savaş, annelik ve politik şiddet deneyimleriyle birlikte düşünmeye çağırıyor.
Bu arşiv kaydı, Leman Yılmaz’ın direktörlüğünü üstlendiği İO Uluslararası Tiyatro Festivali’nin yalnızca uluslararası yapımları İstanbul’a taşıyan bir program olmadığını; aynı zamanda güncel politik, etik ve estetik tartışmaları sahne üzerinden görünür kılan bir karşılaşma alanı olarak tasarlandığını gösteriyor. Jogging, Lübnanlı sanatçı ve aktivist Hanane Hajj Ali’nin “artivist” pratiğiyle, festivalin seyirciye yeni deneyimler açma hedefi arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Görsel yoğunluğu ve güçlü sahne varlığı nedeniyle bu kayıt, arşivde yalnızca bir dış bağlantı olarak değil, görsellerle desteklenen bir performans dosyası gibi ele alınmaya uygun. Aşağıdaki kaynak metin ve görseller, yayına alınmadan önce kaynak gösterimi ve kullanım izni açısından ayrıca gözden geçirilmelidir.
Kaynak: Bant Mag
Yazı: Asya Yiğit
Yayın tarihi: 3 Nisan 2024
Tür: Performans yazısı / Festival kaydı
Bağlam: İO Uluslararası Tiyatro Festivali, DasDas
Leman Yılmaz’ın rolü: Festival direktörü
Dil: Türkçe
Doğrulama / dış kaynak: Bant Mag’deki özgün yazı
Kaynak Metni
Aşağıdaki bölüm, kaynak yazıdan hareketle arşiv amaçlı aktarılmıştır. Nihai yayın öncesinde telif/izin ve kaynak gösterimi ayrıca gözden geçirilmelidir.
Lübnanlı sanatçı ve aktivist Hanane Hajj Ali’nin Jogging adlı tek kişilik performansı, 23 Mart’ta, direktörlüğünü Leman Yılmaz’ın yaptığı IO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında DasDas sahnesinde İstanbul seyircisiyle yeniden buluştu. Mülteci kamplarından uluslararası birçok festivale ayakta alkışlanan Jogging, 21.yy’da Medea’yı din, seks ve politikanın birbiri içinde eridiği bir yerden Beyrut sokaklarında arıyor.
Konu nedir?
Sabahları düzenli olarak koşan Hanane Hajj Ali, bu koşuları sırasında yıkılan bir kenti seyrediyor, Beyrut sokaklarını. Stresle baş etmek ve kemik erimesini engellemek için çıktığı koşularda birçok rüya gören Hanane, koşularından birinde 10 yaşındaki kanser hastası oğlunu yastıkla boğarken buluyor kendini. Bir annenin çocuğunu öldürebileceğini, sevgiyle de öldürebileceğini fark eden Hanane, Medea’ya dönüyor ve zorunlu olarak bir parçası olduğu yapbozun geriye kalan eksik parçalarını aramaya başlıyor.
Öldürme eylemini münferit bir eylem olmanın ötesine taşıyarak buna sebep olan taşları da yerine yerleştirmeyi ihmal etmiyor Hanane. Her sabah koştuğu sokaklarda bir sonraki sabah göremediği, yıkılan bir kent; çocuklarına güvenli bir gelecek sağlayamayan insanlar. Yıkılan bir kentin gerçek bir vatandaşı olmanın imkânsızlığı etrafında dönen ve tükenmeyen bir kötülük hâli.
İzlemeden önce bilmeniz gerekenler
Sanatçı ve aktivist kimliklerinin birleşiminden yola çıkarak kendini artivist olarak tanımlayan Hanane Hajj Ali, sanatla uğraşan insanları bir araya getirebilmek için Lübnan’daki tüm gösterimleri ücretsiz sergiliyor. Sanatın merkeziyetçilikten uzak ve demokratik olması gerektiğini savunan Hanane, Lübnan’da uzak köylere, mahrumiyet bölgelerine, kamplara ve sanatsal faaliyetlere erişimin neredeyse imkânsız olduğu bölgelere gidiyor.
Sansür kuruluna metnini sunmayı reddetmesinden dolayı şehirdeki pek çok tiyatro Jogging oyununu kabul etmiyor. Bu sebeple Hanane, garajlar, galeriler ve alternatif mekânları kullanıyor. Oyun kısa sürede büyük bir başarı kazanıyor ve Fransa’da Avignon Festivali’nden, ABD’de Harvard Graduate School’dan ve dünyanın pek çok yerinden davetler almaya başlıyor.
Jogging bitmiş veya tamamlanmış bir oyun değil, yapısı gereği yeni hikâyelere açık bir metin. “Theatre in progress” tam da bu noktada kullandığı bir tabir Hanane’nin. Tıpkı koşma eylemi gibi hiç durmayan ve tamamlanmayan bir metin Jogging.
İlk intiba
Oradaki mevcudiyeti mevcut olamama üzerinden inşa edilen her şey yıkıcı bir güç barındırıyor içinde. Üç kızını zehirli kremayla öldüren Yvonna, arkada bırakılan fakat ölümle eşdeğer bir hızda ortadan kaldırılan kayıtlar, Zehra’nın çocukları, Hanane’nin çocuğunu boğma arzusu ve Medea. Hikâyelerini asla duymadığımız, duyamadığımız ve ölümleri istatiksel kayıtların ötesine geçemeyen insanlar.
Editoryal not: Bu taslak görselli bir arşiv/post denemesidir. Yayına alınmadan önce görsel kredileri, kaynak metin aktarımı ve izin durumu kontrol edilmelidir.